🧠 Bağımlılık Hikayeleri ⏱ 3 dk okuma
👁 58 okunma
Sessiz Saatler
👤 Kullanıcı
📅 05 Haziran 2026
💬 0 yorum
Adım Gülşah, 36 yaşındayım, Eskişehir'de yaşıyorum. Bir devlet dairesinde memurum, dışarıdan bakınca hayatı yoluna koymuş bir kadın gibi görünürüm herhalde. Düzenli maaş, kendi evim, iki kedi, akşamları dizi izleyen sakin bir hayat. Kimse bana bakıp kumar der mi, sanmıyorum. Zaten benim hikayem de o yüzden farklı, çünkü maç falan oynamadım hiç, futboldan anlamam bile. Benimki telefondaki o renkli oyunlarla başladı, slot diyorlar sanırım, dönen çarklar, parlayan ışıklar, kazandın diye bağıran sesler.
İlk indirdiğimde 2023 sonbaharıydı, bir reklamda çıkmıştı, bedava jeton veriyoruz diyordu. Boş bir akşamdı, kanepede uzanmıştım, indirdim. Gerçek para falan yatırmıyordum başta, sadece o bedava jetonlarla oynuyordum, bir oyun gibiydi, hatta rahatlatıyordu. İşten yorgun geliyordum, telefonu açıyordum, çarklar dönüyordu, kafam boşalıyordu. Sorun da tam burada başladı zaten, çünkü o boşalma hissi giderek daha çok lazım oldu bana. Jetonlar bitince oyun durdu, ve bir akşam, çok değil yüz lira, dedim kendi kendime, sadece bu akşam.
O yüz lira hiç bitmedi aslında, hep yenisi geldi. Bekarım, kimseye hesap vermiyorum, kendi paramı kendim harcıyorum, bunu kendime defalarca söyledim. Ama ay sonlarında hesabımın eridiğini görmeye başladım. Önce ben kendime bütçe koyuyordum, ayda şu kadar, eğlence parası diye. Sonra o sınır kalktı. Geceleri uyumak yerine oynuyordum, sabah işe uykusuz gidiyordum, masamda kahveyle ayakta durmaya çalışıyordum. Arkadaşlarım son zamanlarda neredesin diye soruyordu, çağrılarına geç dönüyordum, buluşmaları erteliyordum. Çünkü eve gelip o ekranı açmak istiyordum sadece, başka hiçbir şey çekmiyordu beni.
Toplamda ne kaybettiğimi tam bilmiyorum, hesabı yapmaktan korktum uzun süre. Ama bir gün ekstreye baktığımda bir yılda yetmiş bine yakın paranın gittiğini gördüm. Birikimim sıfırlanmıştı, üstüne kart borcum vardı. En kötüsü para değildi gerçi, en kötüsü kendimi hissettiğim haldi. Sürekli yorgun, sürekli sinirli, kimseyle konuşmak istemeyen biri olmuştum.
Beni durduran şey büyük bir olay değil, çok sıradan bir andı. Bir cumartesi öğlen, kız kardeşim habersiz geldi kapıma, açtım, perdeler kapalıydı, ev dağınıktı, ben hâlâ pijamadaydım ve saat öğlen olmuştu. Bana öyle bir baktı ki, ağzından bir şey çıkmadı ama o bakışta gördüğüm şeyi kendi kendime yıllardır söyleyemediğim şeydi. O akşam ona anlattım, ilk kez birine söyledim. Yargılamadı, sadece dinledi, sonra yalnız bırakmam seni dedi.
Uygulamayı sildim o gece ama sildiğimle kalmadı, biliyordum tekrar inerim diye. Telefona engelleyici kurdurdum, bankaya gittim bu tür işlemlere bloke koydurdum, kız kardeşim hesabımı zaman zaman benimle kontrol ediyor şimdi. Bir destek hattıyla görüşmeye başladım, henüz başındayım, kolay olmadığını söyleyeyim. Bazı akşamlar hâlâ o boşluğu hissediyorum, elim telefona gidiyor. O anlarda kalkıp dışarı çıkıyorum, kısa bir yürüyüş, bazen sadece balkonda hava almak. Geçiyor sonra. Henüz çok yol var önümde ama en azından artık doğru yöne bakıyorum.
Bu hikayeyi faydalı buldunuz mu?