Telefonumda Para Kazanıyorum Sanarken Evimi Kaybettim
Adım Ferhat, 35 yaşındayım. Ankara’da yaşıyorum. Yaşıyorum demek doğru mu bilmiyorum, daha çok borçların arasında nefes almaya çalışıyorum. Benim olayım bahis ya da ruletle başlamadı. Ben kriptoyla battım. Daha doğrusu kripto diye girdim, kaldıraçlı işlemle kendimi bitirdim.
İlk başta herkes gibi Bitcoin, Ethereum alıyordum. 2021 zamanıydı. İş yerinde herkes konuşuyordu. Şu coin uçacak, bu proje sağlam, şuna giren zengin olur falan. Ben de küçük küçük para attım. İlk aldığım coinlerden biri ikiye katladı. O zaman kendimi yatırımcı sandım. Halbuki sadece piyasa yükseliyordu.
Sonra Telegram gruplarına girdim. Binance Futures, long, short, 10x, 20x, likidasyon falan o kelimeleri öğrendim. İlk başta hiçbir şey anlamıyordum ama anlamıyor gibi görünmek de istemiyordum. Herkes grafik atıyor, destek direnç çiziyor, ben de ciddi ciddi bu işi çözebilirim sandım.
İlk büyük hatam 5 bin lirayla kaldıraç açmak oldu. Bir coin yükseliyordu, grupta herkes long yazıyordu. Ben de girdim. 5 bin lira bir gecede 18 bin oldu. O an beynim yandı. Dedim ki ben çalışarak ayda bu kadar kazanamıyorum, burada birkaç saatte yapıyorum. İşte o gece benim sonumun başlangıcıymış.
Sonra normal al sat bana yetmemeye başladı. Spotta yüzde 5 kazanç küçük geliyordu. 20x açıyordum, 50x açıyordum. Bir mum yukarı gidince kendimi kral sanıyordum, aşağı inince ekrana küfür ediyordum. Gece uykudan kalkıp pozisyon kontrol ediyordum. Sabah işe giderken otobüste grafik izliyordum. Yemek yerken bile gözüm telefondaydı.
Benim evlilik de orada bozulmaya başladı. Eşim bir şey anlatıyordu, ben ekrana bakıyordum. Çocuk yanıma geliyordu, bir dakika diyordum. O bir dakika hiç bitmiyordu. Çünkü mum kapanışı vardı, destek kırılmıştı, funding vardı, haber gelecekti. Şimdi yazınca saçma geliyor ama o zaman bunlar hayat memat meselesi gibiydi.
En kötü gecem Luna çöküşünden sonra oldu. Herkes bitti diyor, ben buradan döner dedim. Önce küçük girdim, sonra düştükçe ekledim. Düşerse daha çok alırım mantığı vardı kafamda. Ama düştükçe daha çok battım. Sonra zarar büyük görünmesin diye başka coinlerde short açtım. Bir yandan long, bir yandan short, ne yaptığımı ben de bilmiyordum artık.
O gece 140 bin lira gitti. Bunun 60 bini kredi kartından çektiğim nakit avanstı. 30 bini eşimin biriktirdiği paraydı. Ona dokunmamam gerekiyordu. Ev için kenara koymuştuk. Ben onu da kullandım. Sabah olduğunda hesapta birkaç yüz lira kalmıştı. Ekrana bakıp hiçbir şey hissetmedim. İnsan bazen o kadar büyük kaybediyor ki üzülmeye bile gücü kalmıyor.
Eşime hemen söylemedim. Banka uygulamasını sildim. Bildirimleri kapattım. Birkaç gün normal davranmaya çalıştım. Ama insanın yüzünden anlaşılıyor. Sürekli dalıyordum. Telefon çalınca korkuyordum. Kredi kartı ekstresi gelince elim ayağım kesiliyordu.
Sonra borcu kapatmak için kredi çektim. Çektiğim kredinin bir kısmını borca yatırdım, bir kısmıyla yine işlem açtım. Çünkü kafamda aynı cümle vardı. Bir kere toparlarsam hepsini kapatırım. Ama toparlamak diye bir şey olmadı. Kazandığım günlerde bile çıkmadım. 20 bin kar gördüm, 30 olsun dedim. 30 oldu, 50 olsun dedim. Sonra tek mumda hepsi gitti.
Bir ara arabayı sattım. Herkese model yükselteceğim dedim. Gerçekte borç kapatacaktım. Arabadan gelen paranın da tamamı borca gitmedi. Bir kısmıyla yine işlem açtım. Bunu yazarken utanıyorum ama gerçek bu. İnsan battığını bile kabul etmeyince, eline geçen son can simidini de taş gibi boynuna bağlıyor.
Eşim en sonunda öğrendi. Telefonumda borsa uygulamasını açık unutmuşum. Cüzdan geçmişini gördü. Önce anlamadı, sonra tek tek sordu. Ben yine yalan söyledim. Zarar az dedim. Sonra bankadan mesaj geldi. Her şey ortaya çıktı. O gün evde bağırış çağırış olmadı. Sadece uzun bir sessizlik oldu. O sessizlik bana bağırmaktan daha ağır geldi.
Şu an borcum 700 bine yakın. Banka kredisi var, kredi kartı var, arkadaşlardan aldığım paralar var. Eşimle aynı evdeyiz ama eskisi gibi değiliz. Güven bitti. Maaşım yatar yatmaz ödemelere gidiyor. Ay sonunu getirmek için bazen annemden para istiyorum. Ona da gerçek sebebi söyleyemiyorum.
En kötüsü ne biliyor musun, hala bazen grafik açıyorum. İşlem yapmıyorum desem yalan olur. Bazen küçük giriyorum. 500 lira, 1000 lira. Kendime bu yatırım diyorum ama değil. Ben hala kaybettiğimi geri almaya çalışıyorum. Hala o eski 18 bin kazandığım geceyi arıyorum. Hala bir mumun hayatımı düzelteceğine inanmak istiyorum.
Ben casino masasında batmadım, ama ekrandaki yeşil kırmızı mumlarda aynı şeyi yaşadım. Önce para gitti. Sonra uyku gitti. Sonra evdeki huzur gitti. Sonra insanın kendine saygısı gidiyor. En sonunda sadece borç listesi kalıyor.
Şimdi her ay ödeme yapıyorum. Borç azalıyor gibi oluyor, sonra faiz, taksit, eksik ödeme derken yine aynı yere dönüyor. Telefonumda hala borsa uygulaması var. Silmem gerektiğini biliyorum. Ama bazen açıp bakıyorum. Sanki beni batıran ekran bir gün özür dileyip her şeyi geri verecekmiş gibi.