🧠 Bağımlılık Hikayeleri ⏱ 3 dk okuma
👁 5B okunma
👤 Anonim
Ailem Fark Etmeden Önce Anlatmak İstedim
👤 Anonim
📅 20 Mart 2026
💬 0 yorum
Adım Tolga, 33 yaşındayım, Kocaeli'de yaşıyorum. Bir üretim firmasında muhasebe elemanıyım, orta ölçekli bir yer, iyi günde 50 kişilik. Evliyim, bir yaşında çocuğum var. Hayatım kağıt üzerinde düzgün görünüyor ve sekiz ay boyunca bu görüntüyü korumak için çok enerji harcadım.
Bu hikayelerin çoğu her şey kaybedildikten sonra yazılıyor. Ben farklı bir noktadan yazıyorum. Henüz evimi satmadım, eşim terk etmedi, icra kapıda değil. Tam da bu yüzden yazmak istedim çünkü o sona doğru yürüdüğümü fark ettim ve durdum.
Başlangıç noktasını tam olarak hatırlıyorum, geçen yılın Mart ayıydı. Bir iş arkadaşı, öğle arasında, telefonunu uzattı, şu kuponu gör dedi, tutturdu dün dedi. Ben de baktım, merak ettim, o akşam kendi telefonuma indirdim uygulamayı. Küçük miktarlarla başladım, maaştan artanla oynuyordum başta. Kazandığım haftalar oldu, kaybettiğim haftalar oldu, kafamda bir denge varmış gibi görünüyordu. Ama Haziran'dan itibaren maaşın kendisine dadanmıştım, Ağustos'tan itibaren kredi kartıyla yatırıyordum hesaba. Sekiz ayın sonunda toplam kayıp 31.000 TL'yi bulmuştu.
Daha kötüsü var diyeceksiniz, doğru. Benim durumu küçümsemek için söylemiyorum bunu, gerçekten öyle. Ama ben gidişatı gördüm. Her ay bir öncekinden fazla oynuyor, her ay bir öncekinden büyük yalan söylüyor, her ay telefonu biraz daha saklar oluyordum. Çocuğu yatırıp salona geçtiğimde eşim mutfakta bir şeylerle uğraşıyorsa telefonu açıyordum. Banyoya girince uygulamayı kontrol ediyordum. Bu sitedeki başka hikayeleri okurken kendi geleceğimi okur gibiydim, bir iki yıl sonraki Tolga oradaydı. Asıl beni durduran da o oldu.
Geçen salı akşamı eşim çocuğu uyutmuştu, ikimiz oturma odasındaydık, televizyon açıktı ama ikimiz de bakmıyorduk. Ben o an karar verdim. Anlattım. Baştan sona, sekiz ayın tamamını. Ne kadar kaybettiğimi, nasıl sakladığımı, kredi kartlarını. Çok zor geçti o konuşma, sesim tutuldu birkaç kez, eşim uzun süre hiçbir şey söylemedi. Sonra tahmin ettiği şeyler varmış zaten dedi, geç saatlere kadar telefonda olman normal değildi dedi. Kızdı, üzüldü, ağladı, ben de öyle. Ama en sonunda kendim gelip anlattığım için bir şans daha verdi. Bu cümleyi duyduğumda nefes aldım ilk kez o gece.
Ertesi gün birlikte oturduk, plan yaptık. Kredi kartları iptal edilecek, maaş hesabına eşimin de erişimi olacak, telefona engelleyici kurulacak, YEDAM'dan randevu alınacak. Bunların hepsini o gün yaptık. Randevu Perşembeye verildi, henüz gitmedim ama gideceğim. Erken yakaladık, belki bu yüzden daha kısa sürer diye düşünüyorum, bilmiyorum, göreceğiz.
Bunu okurken ben daha o kadar batmadım diyorsanız, tam sizin için yazdım zaten. Dipten dönmek mümkün ama hiç inmemek varken neden dibi göresiniz. Anlatın. Bugün anlatın.
Bu hikayeyi faydalı buldunuz mu?