Kazandığım İlk Para Değil, Kaybettiğim İlk Benmişim
Ben ilk oynadığım gün zaten kötüydüm.Babam hastanedeydi. Dükkanın işleri bozulmuştu. Eve para lazımdı. Kredi kartının asgarisini bile zor ödüyordum. O gün cebimde 850 lira vardı. Normalde eve giderken markete uğrayacaktım. Çocuğa bez, eve yağ, peynir alacaktım. Otobüs durağında beklerken telefonda bir reklam çıktı. Yeni üyelere deneme bonusu, anında çekim yazıyordu. Şimdi düşününce insan nasıl inanır diyorum ama o gün inanmak istedim. Çünkü başka çıkar yol bulamıyordum.İlk yatırdığım para 500 liraydı. Gates of Olympus açtım. Oyunu bile tam bilmiyordum. Zeus çıkıyor, çarpan atıyor, ekran patlıyor. 500 lira bir ara 4.200 oldu. O an sanki biri boğazımı sıkan ipi gevşetmiş gibi hissettim. Dedim ki tamam, marketi alırım, karttan da biraz öderim. Ama çekmedim. Çünkü 4.200 olmuşsa 10 bin de olur sandım.Yarım saat sonra 0 lira kaldı.Eve elim boş gittim. Eşime market kalabalıktı, yarın alırım dedim. İlk yalanım oydu. Küçük bir yalandı ama sonrası hep onun üstüne geldi.Sonra slotlara sardım. Sweet Bonanza, Gates of Olympus, Starlight Princess, Sugar Rush ne varsa oynadım. Başta 10 liralık spin çeviriyordum. Sonra 50 lira, 100 lira. Bonus satın almaya başladım. 1.000 liraya bonus alıyorsun, oyun sana 180 lira veriyor. Sinirlenip bir tane daha alıyorsun. Sonra bir tane daha. Kaybettiğin parayı geri alacağım diye daha hızlı batıyorsun.Rulet sonradan girdi hayatıma. Canlı rulet masalarında saatlerim geçti. Lightning Roulette, Türkçe rulet, Auto Roulette. Kırmızı siyah oynuyordum başta. Sonra sayı takibi yapmaya başladım. 17 gelmedi, 0 patlayacak, 23 döner şimdi diye kendimi kandırıyordum. Deftere sayı yazdım ben. Koca adamım, gece üçte mutfak masasında oturup rulette çıkan sayıları yazıyordum. Eşim içeride uyuyordu, ben hayatımı bitiren şeyin sistemini çözdüğümü sanıyordum.Asıl batışım bir gecede olmadı. Parça parça battım. Önce maaş gitti. Sonra kredi kartı. Sonra nakit avans. Sonra bankadan kredi. Sonra annemden para aldım. Ona elektrik borcu var dedim. Abimden aldım, çocuğun okul masrafı dedim. Arkadaşımdan aldım, arabaya masraf çıktı dedim.En sonunda tefeciye gittim.Bunu yazarken bile midem bulanıyor. Çünkü orası başka bir eşik. Bankaya borçlu olunca utanıyorsun, tefeciye borçlu olunca korkuyorsun. İlk aldığım para 50 bin liraydı. Bir haftaya dönerim dedim. Kafamda yine aynı masal vardı. Bu parayla oynarım, 100 yaparım, hem bunu öderim hem kartı kapatırım. Daha parayı aldığım akşam 30 bini gitti. Önce slotta kaybettim, sonra rulette toparlarım dedim. Rulet beni daha beter ezdi.Bir hafta sonra adam aradı. Sesi sakindi ama insan o sakinlikten daha çok korkuyor. Abi süre doldu dedi. Ben iki gün daha istedim. İki gün sonra faiz bindi. Sonra bir daha bindi. 50 bin lira borç, gözümün önünde 80 oldu, 100 oldu. Ben hala oynuyordum. Çünkü artık kazanmak istemiyordum sadece, korkumu susturmak istiyordum.Bir gece kapıya geldiler. Eşim açtı. Ben içerideydim. Adamlar kötü bir şey yapmadı, bağırmadı bile. Ama apartman kapısında adımı söylemeleri yetti. Eşim o gece her şeyi anladı. Bana ne kadar borcun var dedi. Ben yine yalan söyledim. 150 bin dedim. Gerçek borç o zaman 500 bine yakındı.Şimdi toplam ne kadar bilmiyorum. Hesaplamaya korkuyorum. Bankalar ayrı, kartlar ayrı, akrabalar ayrı, tefeci ayrı. Her ay çalışıyorum, elime geçen paranın çoğu borca gidiyor. Borcu ödüyorum ama borç bitmiyor. Sanki kova delik, ben içine su dolduruyorum.Eşim gitti. Çocuğumu haftada bir görüyorum. Ona oyuncak alacak parayı bile düşünerek harcıyorum. Bazen cebimde 200 lira oluyor, onunla yemek mi yesek, yoksa yol parasını mı ayırsam diye hesap yapıyorum. Eskiden böyle değildim. Ben çalışkan adamdım. Sabah erken kalkardım, işime giderdim, kimseye eyvallahım yoktu. Şimdi telefonum çalınca elim titriyor.En kötüsü şu, ben hala oynuyorum. Tamamen bitti diyemiyorum. Bazen birkaç gün uzak duruyorum, sonra gece bir anda telefona bakıyorum. Sadece bakacağım diyorum. Sonra 500 lira yatırıyorum. Sonra onu geri almaya çalışıyorum. Sonra yine aynı şey başlıyor. Kazansam da durmuyorum, kaybetsem de durmuyorum.Tefeciye hala borç ödüyorum. Bankaya hala borç ödüyorum. İnsanlara hala mahcubum. Annem hala benim gerçekten neden battığımı bilmiyor. Belki hissediyor ama sormuyor. Ben de söyleyemiyorum. Çünkü bazı gerçekleri anlatmak, yeniden yaşamak gibi.Ben hala o ekranı açıyorum. Hala rulette kırmızı mı gelir siyah mı diye bakıyorum. Hala slotta bonus düşerse belki toparlarım diye düşünüyorum. Hala içimde bir yer bu sefer olur diyor. Ama başka bir yerim de çoktan bittiğini biliyor.Ben borç ödüyorum ama sadece para borcu değil. Söylediğim yalanların, kaçırdığım gecelerin, kaybettiğim güvenin, kapıya gelen adamların, eşimin yüzündeki o bakışın borcunu da ödüyorum. Ve işin kötüsü, bütün bunlar olurken bile hala tam olarak durabilmiş değilim.
Ben kumara canım sıkıldığı için başlamadım. Bunu özellikle söyleyeyim. Çünkü çoğu kişi arkadaş ortamıydı, eğlenceydi, maç izlerken kupon yaptık falan diye anlatıyor. Bende öyle olmadı.