📖 Gerçek Yaşam ⏱ 3 dk okuma
👁 60 okunma
Hala Devam Ediyorum
👤 Kullanıcı
📅 07 Haziran 2026
💬 0 yorum
Adım Erhan, 39 yaşındayım, Adana'da yaşıyorum ya da yaşıyor gibi yapıyorum, tam emin değilim artık. Eskiden bir nakliye firmam vardı, iki kamyon, üç şoför, kendi işimin patronuydum. Şimdi o kamyonlardan biri satıldı, diğeri bankada rehinli, şoförlerin ikisi gitti. Bu satırları neden yazıyorum bilmiyorum, belki birileri okur da bana akıl verir, belki sadece içimi dökmek istiyorum, çünkü konuşacak kimsem kalmadı.
Şunu baştan söyleyeyim, ben hala oynuyorum. Bu yazıların çoğunda adamlar kurtulmuş, ders almış, iki yıldır el sürmemiş falan yazıyor. Ben öyle bir yerden yazmıyorum. Daha dün gece bir kupon yaptım, sabaha karşı dörtte hala ekran başındaydım, bugün yine yapacağım büyük ihtimalle. Bunu utanarak söylemiyorum bile, çünkü utanma hissi de bir yerde bitti, geriye sadece bir yorgunluk kaldı.
Başlangıcı çok eskiye dayanıyor, 2017 falandı. İşler iyiydi o zaman, cebimde para vardı, maç oynamak eğlenceydi. Kaybettiğimde gülüp geçecek kadar param vardı çünkü. Asıl mesele işler bozulunca başladı. 2020'den sonra pandemi vurdu nakliyeyi, sonra mazot fırladı, ödemeler gecikti, ben de o açığı kapatmak için oynamaya başladım. Bak işte tam orada kaydım. İş için aldığım parayı kupona yatırdım, tutturursam hem borcu kapatırım hem üstüne kalır diye düşündüm. Tutmadı. Sonra o açığı kapatmak için bir daha, onu kapatmak için bir daha. Bir kuyu gibi, dibine indikçe ağzı uzaklaşıyor.
Şu an tam rakamı söyleyemem çünkü hesabını yapmaktan ödüm kopuyor, ama dört yüz bini geçti diye tahmin ediyorum, belki daha fazla. Bir kamyonu bu yüzden sattım, alıcıya başka bir bahaneyle sattım tabii, işi küçültüyorum dedim. Eşimden boşandık geçen sene, açıkça bunun için demedi ama biliyordu, herkes biliyordu. Çocuğumu iki haftada bir görüyorum, görüştüğüm gün bile bir gözüm telefonda canlı maçta oluyor, parkta otururken bahis kontrol eden bir baba, düşünebiliyor musun. Çocuk top oynamak istiyor, ben oyna kızım sen diyorum, gözüm ekranda.
En kötüsü ne biliyor musun, hala kendime bir kurtuluş hikayesi anlatıyorum. Bir büyük vuruş yapacağım, hepsini geri alacağım, sonra bırakacağım diyorum. Yıllardır bu cümleyi kuruyorum. Aklımın bir köşesi bunun yalan olduğunu biliyor, biliyor ama susturuyorum onu. Çünkü o sesi dinlersem her şeyi boşa harcadığımı kabul etmem gerekecek, o da ölmek gibi bir his.
Geceleri uyuyamıyorum. Yatıyorum, gözlerimi kapatıyorum, kafamda maçlar dönüyor, oranlar dönüyor, kaçırdığım kuponlar dönüyor. Sigara arttı, kahve arttı, ellerim titriyor bazen. Annem geçen ay aradı, oğlum nasılsın dedi, iyiyim anne dedim, sesim çıkmadı neredeyse. Kapattıktan sonra bir süre öylece oturdum. Sonra ne yaptım dersin, telefonu açtım, akşamki maçlara baktım.
Bu yazının bir sonu yok, çünkü benim hikayemin de henüz bir sonu yok. Belki yarın bir şey değişir, belki dibe daha çok inerim. Bilmiyorum. Sadece şunu yazmak istedim, eğer sen bu işin başındaysan ve hala işler iyiyse, sakın benim düştüğüm yere bakma. Ben de bir zamanlar bana hiçbir şey olmaz diyordum.
Bu hikayeyi faydalı buldunuz mu?