Kayıplarımı Geri Almaya Çalışırken Daha Büyük Bir Çukura Düştüm
Adım Serkan, 38 yaşındayım ve Ankara’da yaşıyorum. Özel bir şirkette mali işler departmanında çalışıyorum. Günüm tablolarla, bütçe planlarıyla, analizlerle ve tahminlerle geçiyor. Bu yüzden kendimi her zaman mantıklı, ölçülü ve hesabını bilen biri olarak görürdüm. Kumarla hiçbir ilgim olmadığını düşünürdüm. Arkadaşlarım maç izlerken kupon yapardı, ben ise kenardan bunun parayı çöpe atmak olduğunu söylerdim.
Benim yaşadığım süreç doğrudan bahisle değil, borsada yaptığım hatalı işlemlerle başladı. 2025’in başında yanlış hisse seçimi, kötü zamanlama ve piyasayı doğru okuyamamam yüzünden 35.000 TL kaybettim. İlk başta bunu normal bir yatırım zararı gibi görmeye çalıştım ama içimde sürekli aynı düşünce dönüp duruyordu. Bu parayı nasıl geri alacağım diye geceleri uyuyamıyor, işe gidince bile fırsat buldukça telefondan piyasalara bakıyordum. Eşim bir şeylerin yolunda olmadığını fark ediyordu ama ben konuyu açmıyordum.
Bir gece sosyal medyada gezinirken borsada kaybettiği parayı bahiste kısa sürede geri aldığını söyleyen bir paylaşım gördüm. Normalde böyle şeylere inanmazdım ama o gece zihnim zaten kaybı geri alma fikrine takılmıştı. Kendime analiz bilen bir insan olduğumu, istatistikten anladığımı ve başkaları gibi rastgele oynamayacağımı söyledim. O an bunun ne kadar tehlikeli bir bahane olduğunu anlayamadım.
İlk hafta 8.000 TL kazanınca kendi kurduğum yalana daha fazla inandım. Sanki sistemi çözmüşüm gibi hissettim. Oysa sonraki iki ay içinde hem o kazancı hem de üzerine 25.000 TL daha kaybettim. Borsadaki zararı kapatmaya çalışırken toplam kaybım 60.000 TL’ye ulaştı. Mali işlerde çalışan, başkalarının bütçesini planlayan biri olarak kendi evimde bu noktaya gelmiş olmamı kabul etmek çok ağırdı.
En dibe vurduğum gün eşimin doğum günüydü. O gün için ayırdığım parayı kesin kazanır diye düşündüğüm bir bahse yatırmıştım ve kaybettim. Hediye alamadım, dışarı çıkamadık, sadece evde küçük bir pasta kestik. O masada otururken kendime ne kadar büyük yalanlar söylediğimi fark ettim. Ben yatırımcı gibi konuşuyordum ama aslında kaybını kovalayan bir kumarbaza dönüşmüştüm.
Sonrasında psikoloğa gittim ve kayıp kovalama denen şeyin tam olarak benim yaşadığım döngü olduğunu öğrendim. Kaybı kabul edemeyip daha büyük risklerle geri almaya çalışmak insanı toparlamıyor, daha da dibe çekiyor. Eşimle konuşmak çok zor oldu ama saklamaya devam etseydim her şey daha kötüye gidecekti. Borçları zamanla kapattık. Şimdi ne borsaya ne bahse dokunuyorum. Her şey tamamen düzeldi diyemem ama en azından artık neyin beni o noktaya getirdiğini biliyorum. Bir kaybı telafi etmek için yeni risklere giren herkesin durup bunu düşünmesini isterim, çünkü ben bu gerçeği 60.000 TL kaybederek öğrendim.